Biyoçeşitliliğin Geleceği Minerva Han'da Tartışıldı

ana görsel

Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi, Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) ve Heinrich Böll Stiftung İstanbul iş birliğiyle düzenlenen “Biyoçeşitlilik: Değerler, Esenlik ve Politika – Sosyo-Ekolojik Sistemlerde Adalet ve Dirençlilik” başlıklı çalıştay, akademisyenleri, kamu kurumları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Yoğun katılımla gerçekleşen çalıştayda biyoçeşitliliğin çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutları farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla ele alındı.

 

 

3 Kasım 2026 Salı günü Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) Karaköy'de düzenlenen çalıştayda, biyoçeşitliliğin korunmasının ötesinde gıda sistemleri, iklim değişikliği, toplumsal adalet ve sürdürülebilir kalkınmayla ilişkisi tartışıldı. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda, bilimsel araştırmaların yanı sıra yerel bilgi ve deneyimlerin biyoçeşitlilik politikalarındaki rolü değerlendirildi.

Biyoçeşitliliğin Toplumsal Boyutlarına Dikkat Çekildi

Çalıştayın açılış konuşmalarını genetik kaynaklara erişim ve yarar paylaşımı alanında uzman araştırmacı ve Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Misafir Araştırmacısı Dr. Ayşegül Sırakaya, Heinrich Böll Stiftung İstanbul Ofisi Program Koordinatörü Cem Bico ve Sabancı Üniversitesi Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve İstanbul Politikalar Merkezi Sürdürülebilirlik ve Gıda Güvenliği Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Zafer Yenal yaptı.

Açılışta konuşan Dr. Ayşegül Sırakaya, biyoçeşitliliğin yalnızca canlı türlerinin korunmasıyla sınırlı olmadığını, insan yaşamının ve toplumsal ilişkilerin bütününü ilgilendirdiğini vurguladı. Biyoçeşitlilik kavramının kamuoyunda yeterince anlaşılmadığına dikkat çeken Sırakaya, “Biyoçeşitlilik demek canlıların çeşitliliği, doğanın çeşitliliği demek. Biz de doğanın bir parçasıyız, doğadan ayrı değiliz. Bizim çeşitliliğimiz, kültürlerimizin ve bilgimizin çeşitliliği demek” dedi.

Heinrich Böll Stiftung İstanbul Ofisi Program Koordinatörü Cem Bico ise biyoçeşitlilik konusunun farklı disiplinlerin ortak katkısıyla değerlendirilmesinin önemine değindi. Çalıştayın bilim insanları, kamu kurumları, sivil toplum temsilcileri ve sahada çalışanları bir araya getirdiğini belirten Bico, bu çeşitliliğin yeni iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

 

 

Prof. Dr. Zafer Yenal da çalıştayın farklı disiplinler ve kurumlar arasında kalıcı bir diyalog oluşturmasını hedeflediklerini belirterek, “Bugünkü temel hedeflerimizden biri, çalıştayın ötesinde de biyoçeşitlilik üzerine birlikte düşünmeye ve çalışmaya devam edebilecek bir ağ oluşturmak. Biyoçeşitlilik; gıda, tarım, eğitim, geçim kaynakları, teknoloji, iklim değişikliği ve adalet gibi çoğu zaman birbirinden ayrı ele aldığımız alanları birbirine bağlıyor” dedi.

Prof. Dr. Zafer Yenal ayrıca, biyoçeşitlilik tartışmalarının Türkiye'deki kamu politikalarına katkı sunmasının önemine dikkat çekerek, ulusal biyoçeşitlilik stratejisi ve eylem planının oluşturulması sürecinde farklı uzmanlık alanlarından gelen bilgi ve deneyimlerin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

 

 

Biyoçeşitlilik Farklı Disiplinlerden Uzmanlarla Tartışıldı

Açılış konuşmalarının ardından Imperial College London'dan Prof. Dr. Martin Dallimer, “Biyoçeşitlilik, İnsan Esenliği ve Doğanın Çoklu Değerleri” başlıklı ana konuşmasını gerçekleştirdi. Dallimer, insanların doğaya yüklediği farklı değerleri, biyoçeşitliliğin insan esenliği üzerindeki etkilerini ve ekosistem hizmetlerinin önemini ele aldı.

Çalıştayın ilk oturumu, Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM) Baş Araştırmacısı Stuart Lucas moderatörlüğünde “Biyoçeşitliliği Anlamak: Bilim, Değerler, Farkındalık ve Siyaset” başlığıyla düzenlendi. Oturumda doğanın çoğul değerleri, çevresel adalet, bitki farkındalığı ve biyoçeşitliliğin siyasal boyutları değerlendirildi.

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ogün Adebali moderatörlüğündeki ikinci oturumda ise biyoçeşitliliğin tarımsal üretim ve geçim kaynaklarıyla ilişkisine odaklanıldı. Türkiye'deki zeytin çeşitliliği, yerel çavdar türleri ve tarım alanlarında yaban hayatının korunması gibi somut örnekler üzerinden ekolojik çeşitliliğin sürdürülebilir gıda sistemleri açısından taşıdığı önem tartışıldı.

 

 

Biyoçeşitlilik Politikaları ve Yerel Deneyimler Ele Alındı

Çalıştayın öğleden sonraki bölümünde biyoçeşitliliğin yönetişimi, genetik kaynaklara erişim ve yarar paylaşımı ile ulusal ve uluslararası politikalar gündeme geldi.

Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sevil Acar moderatörlüğünde gerçekleştirilen üçüncü oturumda, dijital dizi bilgisi, denizlerde biyoçeşitliliğin korunması ve Türkiye'deki biyoçeşitlilik finansmanı değerlendirildi.

SUNUM Baş Araştırmacısı Dr. Nihal Öztolan Erol moderatörlüğündeki “Kamu ve Sivil Toplum Perspektifleri” başlıklı dördüncü oturumda ise genetik kaynaklara ilişkin ulusal politikalar, ata tohumlarının korunması, yerel tarım uygulamaları ve Arnavutluk'taki biyoçeşitlilik deneyimleri ele alındı.

Farklı disiplinlerden akademisyenlerin, kamu ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla gerçekleşen çalıştay, Prof. Dr. Zafer Yenal moderatörlüğündeki “Korumanın Ötesinde: Biyoçeşitlilik Toplum İçin Neden Önemlidir?” başlıklı kapanış tartışmasıyla sona erdi. Katılımcılar, gün boyunca ele alınan konular doğrultusunda biyoçeşitliliğin iklim dirençliliği, gıda güvenliği, toplumsal adalet ve sürdürülebilir kalkınmayla ilişkisini değerlendirerek gelecekte geliştirilebilecek araştırma ve iş birliği olanakları üzerinde durdu.